MOBİLYADA MISIR GÜNDEMİ

Rekabette fiyat tutturamadığı için geçen yıl ihracatta adet bazlı yüzde 10-15’lik kayıp veren, iç pazarda da Çin baskısını yaşamaya başlayan mobilya sektörüne Mısır’dan “fabrikalar hazır, makineleri alın gelin” daveti geldi. Ancak üretim gücünü korumak isteyen Türk mobilya sektörü temsilcileri, üretimin yurt içinde tutulması gerektiğini savunuyor.

Tekstil ve hazır giyimde başlayan “Mısır’a üretim göçü”, Türkiye’nin köklü ve stratejik sektörlerinden mobilyada da benzer sinyaller vermeye başladı. İşçilik ücretlerinin yaklaşık 170 dolar seviyesinde olduğu Mısır, düşük maliyet avantajıyla yatırımcıları çekmeye çalışıyor. Türk mobilya sektörünün yıllık 12 milyar dolarlık üretim hacmi bulunurken, kağıt ve orman ürünleriyle birlikte 2025’te ihracat 7 milyar 987 milyon dolara ulaştı. Sadece mobilya ihracatı ise yaklaşık 4,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

“MISIR’A GİDERSEK KENDİ RAKİBİMİZİ YARATIRIZ”

MODOKO Başkanı Koray Çalışkan, Mısır’ın tekstilden sonra mobilyada da üretim üssü olma hedefi taşıdığına dikkat çekerek, bunun Türkiye için uzun vadede ciddi riskler barındırdığını söyledi.

“Mısır’da asgari ücret 170 dolar civarında, Türkiye’de ise 700 dolar. Arada 4 kat fark var. Sanayicimiz maliyetten kaçmak için Mısır’a gidip oradaki işçiyi eğitiyor. Zamanında Amerika sanayisini Çin’e taşıdı, Çinliler işi öğrenince Amerika’ya rakip oldu. Biz de Mısır’da aynı hatayı yapıyoruz. Kendi ustalığımızı, kendi know-how’ımızı elden çıkarıyoruz. Yakında Mısır, Türk markalarına rakip markalar çıkaracak.” ifadelerini kullandı.

Çalışkan, Türkiye’nin hâlâ sunta ve MDF gibi hammadde avantajına sahip olduğunu, ancak Mısır’ın bu alanda da adımlar attığını vurguladı.

“SATIŞ ÜSLERİ SINIR ÖTESİNDE OLABİLİR”

Üretimin yurt dışına taşınmasına karşı olduklarını belirten Koray Çalışkan, farklı bir model önerdi. “İmalatı yurt dışına götürmek doğru değil ama satış kanallarını sınır ötesine taşımalıyız” diyen Çalışkan, Irak ve Suriye sınır bölgelerinde mobilya satış üsleri kurulabileceğini savundu.

“IKEA, MODOKO benzeri, 200-300 firmanın yer aldığı siteler kurulursa Çinli firmaların pazara girmesi engellenebilir. Pazarı ele geçirelim ama üretimi ve ustalığı kendi topraklarımızda tutalım.” dedi.

“FABRİKALARI KİRAYA VERME DÖNEMİ BAŞLIYOR”

Sektörde ciddi bir yorgunluk yaşandığını ifade eden Çalışkan, maliyetler ve kârsızlık nedeniyle birçok firmanın üretimden uzaklaştığını söyledi. “50 yıldır üretim yapan sanayici ‘Tesisimi kiraya versem ayda 5 milyon alırım, üretimde bu stresle 1 milyon zor kazanıyorum’ diyor. Mobilya, konkordato ilan eden sektörler arasında ilk 4’te” şeklinde konuştu.

İhracatta da fiyat baskısının arttığını belirten Çalışkan, maliyet artışlarının yabancı müşterilere anlatılamadığını, müşteri kaybetmemek için birçok firmanın zararına satış yaptığını ifade etti.

ÇİN BASKISI VİTRİNLERE YANSIDI

Türkiye’nin cari fazla veren ender sektörlerinden biri olan mobilyada ibrenin tersine dönmeye başladığını belirten Çalışkan, Çin tehdidine dikkat çekti. 

“Eskiden Çin fuarlarına mal satmak için 10 firma giderdi, şimdi mal almak için 100 firma gidiyor. Gümrük vergilerine rağmen Çin’den bitmiş ürün getirmek daha kârlı hale geldi. Vitrinlerde artık Çin malları var.” dedi.

“ÖLÇEK BÜYÜTMEDEN REKABET ZOR”

Sektörde 45 bin üretici bulunduğunu, bunların 39 bininin tek kişilik işletmeler olduğunu savunan Çalışkan, mobilya sektöründe minimum yeterlilik şartlarının getirilmesi gerektiğini söyledi. 

“En az beş kişi çalıştırmak, en az 500 metrekare imalathane gibi kriterler konulmalı. Bu düzenlemeyle haksız rekabet önlenir, sektör çok daha hızlı büyür.” değerlendirmesini yaptı.

MISIR’DA ÜRETİM KOLAY DEĞİL

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ise Mısır’da büyük ölçekli Türk mobilya yatırımı bulunmadığını belirterek, 

“Mısırlılar ‘fabrikalar hazır, makineleri getirin’ diyor ama pratikte bu hiç kolay değil. Yurt dışında yatırım, belli bir ölçek ekonomisini aşınca anlamlı hale geliyor” dedi.

Güleç, lojistik maliyetler ve artan korumacılığın ilerleyen dönemde yurt dışı yatırımları zorunlu hale getirebileceğini, ancak bunun kısa vadede kolay bir süreç olmadığını ifade etti.

Kaynaklar:
Dünya gazetesi