Karadeniz ile Akdenizi birbirine bağlayacak olan, bünyesinde 28 tünelin bulunduğu ve yaklaşık 600 kilometre uzunluğa sahip asrın projesinde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. 6 ili direkt, 50 ili de dolaylı yollardan ilgilendiren projenin Ordu kısmında 25 tünel ve 330 metre uzunluğunda viyadük bulunuyor.
Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde ilk kez dile getirilen ve 2. Abdülhamid Han zamanında projesi çizilen 600 kilometrelik Karadeniz-Akdeniz Yolunun Ordu etabının yüzde 90lık kısmı neredeyse tamamlandı. Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, tüm Anadolunun ekonomisini olumlu yönde etkileyecek olan asrın projesi sayesinde Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdenizin ticaret limanı olacak.
50 ili dolaylı şekilde ilgilendiriyor, toplam maliyeti 1 milyar TL
Orta ve Doğu Karadenizi Akdenize bağlayacak olan, toplam bedeli ise yaklaşık 1 milyar TL olan, bünyesinde 6 ili direkt, 50 ili ise dolaylı şekilde ilgilendiren proje ile Karadenizin kapıları, İç Anadolu ve Akdenize açılacak. Ordudan, Akdeniz Bölgesindeki illere kadar ulaşımı kolaylaştıracak olan proje, Rusya, Gürcistan, Ukrayna gibi ülkelere de kent üzerinden ithalat ve ihracatta önemli rol de üstlenecek.
Proje bünyesinde 600 kilometrelik yol, 28 tünel, viyadük ve çok sayıda köprü bulunuyor
Toplamda 28 tünelin içerisinde bulunduğu, 600 kilometre uzunluğa sahip olan projenin en önemli etaplarından birisi olan Ordu sınırlarında çalışmalar Mesudiye ilçesi sınırlarında aralıksız bir sürüyor. Orduda, Melet Irmağı boyunca yaklaşık 100 kilometrelik yolun büyük bölümü tamamlanıp asfaltlanırken, diğer bölgelerde de çalışmaları sürdürüyor. Projenin, Ordu sınırları içerisinde ise yaklaşık 15 kilometre uzunluğunda 25 tek tip tünel, çok sayıda köprü ve 330 metre uzunluğunda 1 adet viyadük bulunuyor.
Sadece Karadeniz için değil, Türkiye için Kuzey-Güney aksı
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Karadeniz-Akdeniz Yolunun sadece Ordu ve Karadeniz Bölgesi açısından değil, tüm Türkiye tarafından önem arz ettiğini belirterek, Bu yolun arasında 6 tane vilayet var. Sivas, Kayseri ve Mersine kadar giden bir yol. Güzergahı adım adım takip ediyoruz. Aslında şu an yol çalışıyor. Mesudiye tarafındaki asfaltla ilgili yoğun bir çalışma var. Son ayda 3 defa gittim, orası artık benim çocuğum gibi, çocuğumu görmeye gidiyorum. Dereyolu, dedelerimizin Halil Rıfat Paşanın projesi. Bunu yaptığımız zaman sadece Ordu, Karadeniz değil, Türkiye için Kuzey-Güney aksı o yol. O çalışma olduğu zaman bambaşka şeyler olacak dedi.
Doğu Akdenizin enerji kaynakları açısından da önemli
Başkan Hilmi Güler, şöyle devam etti:
Eğer birde ileride o demir yolu ile taçlanırsa, hatta petrol boru hattıyla yapılırsa, Doğu Akdenizin enerji kaynakları bile bu yol açısından önemli. İsrail bölgesinin enerjisi nereden gidecek? Enerji Bakanlığım zamanında boru hatları yaptım. Oraların enerji hatları Kıbrıs üzerinden adalardan gitmeyecek. Onun için bu çalışmayı çok ciddi takip ediyoruz. Onun başında konteyner limanı, altında da Mersin olacak. Ege dolaşılmadan oradan geçip gideceğiz. Bunun çalışmaları yapılıyor. ÇED raporları, proje çalışmaları hepsi yoğun bir şekilde gidiyor. Bütün mesele ikisini birleştirmek. Hem konteyner limanı, hem de yolun belirli bir fizibilitesi ile birlikte çok olumlu gözüküyor.
Sivasın, Kayserinin denizi oluyoruz"
Mesudiye tarafındaki bazı yerler bittikten sonra geçilecek ancak zaten şu haliyle de yol çalışıyor diyen Başkan Güler, İlerleyen zamanlarda çok daha hızlı bir şekilde gidilmesi için, o rötuşların yapılması lazım. Yani Sivaslı 3 saat 15 dakikada denize geliyor ve dönüyor. Bu çok güzel bir şey. Orduya gelip denize girebilecekler. Biz, Sivasın, Kayserinin denizi oluyoruz. Bu, Ordunun daha da kıymetlenmesi, marka değerinin artması demek şeklinde konuştu.